Fitch: Türkiye ekonomisinde dengelenme güçleniyor, dış riskler zayıflıyor
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerinde daha olumlu bir tabloya işaret etti. Fitch’in Türkiye’den sorumlu Ülke Derecelendirme Kıdemli Direktörü Douglas Winslow, son dönemde mali göstergelerde kayda değer bir toparlanma yaşandığını, döviz rezervlerinin hem hacim hem de nitelik açısından güçlendiğini ve dış kırılganlıkların belirgin biçimde azaldığını açıkladı.
Winslow, Fitch Ratings tarafından çevrim içi olarak düzenlenen ve 2026 yılında Türkiye ile bankacılık sektörünün kredi notlarını etkileyebilecek faktörlerin ele alındığı panelde konuştu.
Not görünümündeki değişimin arkasındaki ana neden rezervler
Fitch’in 24 Ocak’ta Türkiye’nin kredi notunu “BB-” seviyesinde korurken, görünümü “durağan”dan “pozitif”e yükselttiğini hatırlatan Winslow, bu kararın temelinde dış finansman risklerindeki gerilemenin yer aldığını belirtti. Winslow, özellikle döviz rezervlerindeki artışın bu süreçte belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, Eylül 2024’te gerçekleştirilen not artışından bu yana rezerv yapısında kalite artışı sağlandığını ve kur kaynaklı yükümlülüklerin azaldığını ifade etti.
Türkiye’de uygulanan sıkı makroekonomik politikaların sürdüğüne dikkat çeken Winslow, politika disiplininden geri adım atılma ihtimalinin zayıfladığını ve bunun da mali performanstaki iyileşmeyi desteklediğini söyledi. Fitch’in görünüm revizyonunun, kamu maliyesi ve ekonomik yönetimdeki bu olumlu sinyalleri yansıttığını dile getirdi.
Kredi notunu destekleyen yapısal unsurlar öne çıkıyor
Winslow’a göre Türkiye’nin büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomik yapısı, görece düşük kamu borcu, zorlu dönemlerde dış finansmana erişim konusunda geçmişte sergilenen dayanıklılık ve sağlam bankacılık sistemi, ülkenin kredi notunu destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Rezervlerde dikkat çekici yükseliş
Türkiye’nin döviz rezervleri konusunda önemli mesafe kat ettiğini belirten Winslow, brüt rezervlerin 2023 yılında yaklaşık 100 milyar dolar seviyesindeyken günümüzde 220 milyar dolara yaklaştığını aktardı. Ayrıca yalnızca miktar değil, rezervlerin bileşimi açısından da daha sağlıklı bir yapıya geçildiğini ifade etti.
Bununla birlikte Winslow, rezervlerdeki iyileşmeye rağmen önümüzdeki yıl vadesi dolacak dış borç tutarının 224 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini hatırlattı. Bu borcun yaklaşık yarısının bankacılık sektörüne, dörtte birinin ise ticari kredilere ait olduğunu vurguladı.
Not artışı için hangi şartlar öne çıkıyor?
Fitch yetkilisi, Türkiye’nin kredi notunda yeni bir artışın önünü açabilecek unsurlara da değindi. Enflasyonun kalıcı şekilde gerilemesi, tutarlı ekonomi politikalarının sürdürülmesi ve piyasa güveninin güçlenmesinin bu süreçte kritik rol oynayacağını belirten Winslow, özellikle dış finansman ihtiyacının azalması ve rezervlerin mevcut beklentilerin ötesinde güçlenmesi halinde not artışının gündeme gelebileceğini söyledi.
Panel, Fitch Gelişmekte Olan Piyasalar EMEA Banka Derecelendirmeleri Başkanı Lindsey Liddell’in moderatörlüğünde gerçekleşirken; Bank of America ekonomisti Hande Küçük, Fitch Ratings Bankalar Direktörü Ahmet Kılınç ve Akbank Finansal Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Türker Tunalı da etkinliğe katılan isimler arasında yer aldı.
Yorumlar (0)
Yorum Yap
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
